Tiflis: Eskiyi ve Yeniyi Buluşturan Köprü

Ana Sayfa » Tiflis: Eskiyi ve Yeniyi Buluşturan Köprü

Gürcüce adı ‘Sıcak Yer’ anlamına gelen Tiflis (Tbilisi); onu ikiye bölen Kura Nehri, tarihi kalesi, görkemli kiliseleri ve etkileyici mimarisiyle olduğu kadar, modern caddeleri ve bitmek bilmeyen eğlencesiyle Gürcistan’ın eski ve yeni arasındaki görkemli köprüsü adeta.

Geçmişten Bugüne Başrolde: Tiflis

Gürcistan’ın başkenti Tiflis, ortasından geçen Kura Nehri’nden, yeraltı kaynaklarından ve ikliminin boyadığı yeşilinden güç alan doğası, tarih ve kültüründen güç alan mimarisi ve sanata dönük yüzünden güç alan renkli günlük yaşamıyla ziyaretçileri bekliyor.

Kentin Gürcüce adı “Tbilisi” için anlatılan efsaneye göre Tiflis, MS 5. yüzyılda ormanlarla kaplı bir yerdir. Kral Vahtang Gorgasal, ava çıktığı bir gün bir sülünün peşine eğitilmiş atmacasını salar. Aradan uzun bir süre geçer ancak ne atmaca ne de sülün ortalarda görünür. Bir süre sonra hem sülün hem de peşindeki atmaca, bir sıcak su kaynağına düşmüş halde bulunur. Kral, çok sevdiği atmacasının bulunduğu o yerde bir kent kurulmasını emreder. Kente de orada bulunan ılık (tbilisi) suya atfen Tbilisi (Ilık Yer) adı verilir.

Tiflis

Tiflis: Eskiyi ve Yeniyi Buluşturan Köprü

Ortasından geçen Kura Nehri üzerindeki dizi dizi köprüleriyle göz alan, zengin botanik bahçesi ve şehir içi parklarıyla yeşilin her tonuna kucak açan Tiflis, tarih boyunca İpek Yolu üzerinde, Kuzey ve Güney Kafkasya, Ermenistan, Azerbaycan ve Anadolu arasında önemli bir role sahip olmuş. Şehrin yakın tarihine damga vuran gelişme ise 25 Şubat 1921’de Kızıl Ordu’nun kenti işgal etmesiyle yaşanmış. Bunun sonrasında kent, Transkafkasya Sovyet Federatif Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edilmiş. 1936’da Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin (Gürcistan SSC) başkenti olan Tiflis, 1991 yılına kadar bu statüsünü devam ettirmiş. SSCB’nin dağılma sürecinde, 28 Nisan 1991’de Gürcistan Parlamentosu, Gürcistan’ın bağımsızlığını ilan etmiş.

Özgürlük Meydanı - Tiflis

Özgürlük Meydanı – Tiflis

Nisan 2016’da başlayan ‘Check in Georgia’ projesi kapsamında yıl sonuna kadar dünya starlarına ve birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak olan Gürcistan, hem birbirinden keyifli konser ve etkinliklere katılabileceğiniz hem de keyifle gezebileceğiniz renkli bir ülke. Karadeniz’in doğu kıyısında, Güney Kafkasya’da yer alan Gürcistan’ın en özel şehirlerinden biri ise şüphesiz başkenti Tiflis.

Dönüşümü Simgeleyen Yapılar

Tiflis gezimize Gürcistan’ın bağımsızlık sonrasındaki (1991) dönüşümünü simgeleyen iki önemli yapıyı ziyaret ederek başlıyoruz. İlk durağımız ‘Kutsal Teslis Katedrali’ ya da daha çok kullanılan adıyla ‘Sameba Katedrali’. 1995 yılında Gürcü dirilişinin, birliğinin ve ölümsüzlüğünün sembolü olarak yapımına başlanan ve 2004 yılında tamamlanan katedral, dünyanın en yüksek üçüncü Ortodoks Kilisesi olma özelliğini taşıyor. Oldukça geniş bir bahçe içinde yer alan ve altın kaplama kubbesi Tiflis’in pek çok yerinden görünen bu simge yapı, 15 bin kişilik kapasitesi, geleneksel Gürcü tarzını yansıtan mimarisi ve eşsiz şehir manzarasıyla turistlerin akınına uğruyor.

Gürcistan’ın dönüşümünü simgeleyen bir diğer yapı ise Barış Köprüsü. Kura Nehri tarafından ikiye bölünen Tiflis, aynı zamanda bir köprüler kenti. Çoğu bağımsızlık öncesi inşa edilmiş bu taş köprülerin hepsi araba geçişine olanak tanıyor. Barış Köprüsü ise kentin 21’inci yüzyılla bağını kurmak üzere inşa edilmiş, modern mimarisiyle dikkat çeken bir yaya köprüsü. İtalyan mimar Michelle de Lucchi ve Fransız ışık tasarımcısı Philippe Martinaud tarafından tasarlanan 150 metre uzunluğundaki bu köprü, eski ve yeni yerleşim bölgelerini birbirine bağlarken, geceleri de özel ışıklandırmalarıyla etkileyici fotoğraflar veriyor.

Metheki Kilisesi’nden Kartlis Deda Heykeline

Bir sonraki durağımız, Tiflis’in en eski sembollerinden biri olan Metheki Kilisesi. 12. yüzyılda inşa edilen ve sonraki dönemlerde pek çok kez tadilat gören bu kilise, yerel halk için çok özel bir anlam taşıyor. Sovyet Rusya döneminde kilise işlevine son verilen ve yıkılmak istenen bu yapı, Gürcülerin güçlü direnişi sonucunda yıkılmaktan kurtulmuş. 1961 yılında önüne yerleştirilen Kral Vakhtang I Gorgasali heykeli ile birlikte Tiflis’e hakim bir konumda yer alan kilise, ‘Gürcü Ana’ya yani ‘Kartlis Deda’ya selam duruyor. Kentin en önemli sembollerinden, dev boyutlardaki Kartlis Deda anıtı, Tiflis’in kuruluşunun 1500. yıldönümünde, 1958 yılında Sololaki Tepesi’ne dikilmiş. Gürcü ulusal kıyafetleri giymiş bu kadın figürü, Gürcü ulusal karakterinin en iyi sembolü olarak kabul ediliyor; heykelin bir elinde dostlara şarap sunmak için büyük bir kase, diğer elinde ise düşmanlara karşı kullanmak üzere bir kılıç bulunuyor.

Tiflis

Eskiyi ve Yeniyi Buluşturan Köprü: Tiflis

Eski Şehir’de

Sololaki Tepesi’nden sonraki durağımız, yine şehrin en tepe noktalarından biri; Narikala Kalesi oluyor. Barış Köprüsü yakınından kalkan teleferik aracılığıyla sadece birkaç dakikada bu tarihi kaleye ulaşıyoruz. 4. yüzyılda inşa edilen kalenin ön kısmı eşsiz bir şehir manzarası sunarken arka kısmında yer alan botanik parkta yeşilin tüm tonlarını görebileceğiniz çeşit çeşit bitki ve ağaç sizi bekliyor.

Hemen her turistik kentin merkezi ve en çekici yeri olan “Eski Şehir” bölgesi, Tiflis’in de en gezilesi yerlerinin başını çekiyor. Gürcü mimarisinin baskın olduğu bu bölge, tarih boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yapması nedeniyle farklı mimari örneklere de sahip. Eski Şehir, dar sokakları, kiliseleri, sinagogu, camisi ve ahşap oymalı balkonlu, rengarenk evleriyle oldukça karakteristik bir dokuya sahip.

Eski Şehir’deki turumuzu Tiflis’in tarihi sülfür banyolarına doğru yürüyerek sürdürüyoruz. Tuğladan örülmüş kubbeli damların bacalarından tüten dumanlar, bu bölgeye efsunlu bir hava katıyor. Sülfür kokusunu yoğun bir biçimde duyacağınız bu bölgedeki tarihi hamamlar Tiflis’i sağlık turizmi alanında oldukça çekici kılıyor.

Tiflis’in Modern Yüzü: Rustaveli Caddesi

Eski şehirden çıkıp rotamızı Tiflis’in en gözde caddelerinden birine; Rustaveli Caddesi’ne çeviriyoruz. Adını Gürcü şair Shota Rustaveli’den alan bu cadde, özgürlük Meydanı’ndan başlayarak yaklaşık 1,5 km boyunca devam ediyor. Gürcistan Parlamentosu, Gürcistan Ulusal Opera ve Bale Tiyatrosu, Rustaveli Ulusal Tiyatrosu, Gürcistan Ulusal Bilimler Akademisi, Kashveti Kilisesi ve Gürcistan Simon Janashia Müzesi gibi pek çok önemli yapının yer aldığı bu cadde, turistlerin Eski Şehir’den sonraki ikinci durağı. Bina cepheleri, geniş kaldırımları, yüzyıllık devasa ağaçları ve neredeyse her yüz metrede bir bazen yol kenarına, bazen bina girişlerine yerleşmiş ufak sokak heykelleriyle bu cadde, baroktan art-nouveau’ya, art-deco’dan kübizme uzanan geniş bir sanat yelpazesi sunuyor. Ve caddenin başlangıç noktası olan özgürlük Meydanı… Bu büyük meydan, Gürcistan’ın bağımsızlığına kadar ‘Lenin Meydanı’ olarak anılırken, sonrasında ismi değişmiş ve burada bulunan Lenin heykelinin yerine, St. George heykeli yerleştirilmiş. Şehir için sembolik bir anlama sahip bu meydanda, şu sıralar pek çok ünlü otel zinciri ve Gürcistan’ın önemli bankaları yer alıyor.

Tiflis Narikala Kalesi

Tiflis Narikala Kalesi

Tiflis Hakkında Kısa Kısa Bilgiler

  • Gürcistan, TC vatandaşlarından vize ve pasaport istemiyor.
  • Güney Kafkas-Kartuli dil ailesinden gelen Gürcücenin alfabesi, bizim için ‘oyunlu, eğlenceli’ diyebileceğimiz kadar farklı. Neyse ki şehrin her yerinde Latin harfleri ile yazılmış İngilizce yönlendirmeler de mevcut ve herhangi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz.
  • Gürcistan’ın ulusal para birimi Lari (GEL) ve şehrin hemen her noktasında yer alan döviz bürolarında paranızı bu birime çevirmeniz mümkün.
  • Tiflis’in en cazip noktaları, birbirlerine yürüme mesafesinde bulunuyor.
  • Gürcü mutfağı oldukça zengin. Ancak öne çıkan iki lezzet; bir çeşit peynirli pide olan Haçapuri (Khachapuri) ve irice bir mantı olan Hınkal (Khinkali). Gürcü etlerinin lezzetine de doyum olmuyor. Özel soslarla servis edilen barbekü tavuk ve dana etlerini mutlaka denemelisiniz.
  • Gürcistan maden suyu ve yerel limonatasıyla ünlü. Gürcü şarapları ve Gürcistan’ın yerel votkası ‘Çaça’da en çok tercih edilen içecekler arasında.

Tiflis Hava Durumu

Ilıman bir iklimin hakim olduğu Tiflis’te yıllık hava ısısı ortalama 12.7 derecedir. Tiflis’te en soğuk ay Ocak’ta ortalama sıcaklık 1 derece iken, Temmuz’daki sıcaklık 25 dereceyi buluyor. Eğer Mayıs ya da Haziran’da Tiflis’te iseniz yağmura hazırlıklı olmanızda fayda var.

Yazı: Gizem Kırca. Fotoğraflar: Hakan Aydoğan

2017-08-07T11:18:07+00:00 Yorum yok

Siz de fikrinizi belirtin