Kamboçya’nın Mistik Ruhu – Angkor

Ana Sayfa » Angkor Wat Tapınakları

Angkor Tapınakları, fazlasıyla seçici davrananların bile kalbinde taht kuracak kadar etkileyici…

Gezginlerin, dünya çapında en çok kullanılan seyahat sitelerindeki verilere göre, beğendikleri yerlerin başında Kamboçya’daki Angkor Arkeoloji Parkı geliyor. Angkor, beğeni sıralamasında genellikle kendisini takip eden Peru’nun Machu Picchu’su ve Hindistan’ın ünlü Taj Mahal’ine çoğunlukla açık ara fark atarak seyyahların hayranlık ve beğenisini kazanıyor.




Angkor Wat Tapınakları

Angkor Wat Tapınakları, Kamboçya

Eski Başkent

802-1432 yılları arasında Kamboçya’da hüküm sürmüş Khmer İmparatorluğu’nun başkenti olan Angkor, yaratıcı bir tutkunun ve ruhsal adanmışlığın mükemmel bir birleşimi. 1100’lü yıllarda, Hindu tanrısı Vişnu adına 2. Suryavarman tarafından inşa ettirilen ve geniş bir hendekle sınırları çizilen Angkor Tapınakları, kuşkusuz dünya üzerindeki insan eliyle yaratılmış en ilham verici yapılar arasında yer alıyor. Nilüfer çiçeği tomurcuğu şeklindeki beş ana kulenin bulunduğu Angkor Tapınakları’nın tamamlanmasının otuz yılı aştığı tahmin ediliyor.

Şaşırtıcı Bir Deneyim

1992 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren arkeoloji parkında, hala ayakta olan onlarca tapınak ziyaret edilebiliyor. Angkor Tapınakları’na medyada, seyahat rehberlerinde ya da filmlerde denk gelmiş olsanız da, kendi gözlerinizle gördüğünüzde yine de şaşkınlıktan küçük dilinizi yutacak gibi oluyorsunuz. Uzaktan bakıldığında bile hayret verici bir görünüme sahip olan Angkor’a yakınlaştıkça tapınakların derinlerinde barındırdıkları karmaşık güzellik ve yüzeylerinin bezeli olduğu ince detaylar sizi adeta büyülüyor. Farklı açılarla gelen ışığın büyülü renklere boyadığı, yontma ve yapı sanatı şaheseri taşları görmek için günün farklı zamanlarında tekrar tekrar tapınaklara dönüyorsunuz.




Perilerin Cenneti ya da Cennet Perileri

Kamboçya’yı ziyaret etmeye gelen turistlerin yarıdan fazlasının amacının Angkor Tapınakları’nı görmek olduğu belirtiliyor. Yıllık ziyaretçi sayısının 2 milyon gibi dikkat çekici bir sayıya ulaştığı tapınaklarda en sık rastlanan figür ‘Cennet Perileri’. Hepsi birbirinden farklı, şahsına münhasır bu perilerin sayısı da üç binden fazla. “Cennet Perisi” (Apsara) figürlerinin bir kısmı tapınaklara uğrayan yarasalar nedeniyle zarar görmüş olsa da ‘Alman Cennet Perileri Koruma Projesi’ (GACP) kapsamında yürütülen başarılı restorasyon çalışmaları sayesinde arkeoloji parkının geleceği umut verici.

Kamboçya’nın Kalbi

Angkor için ‘Kamboçya’nın kalbinin attığı yer’ demek yanlış olmaz. Khmer medeniyetinin merkezi, ulusal sembol ve gurur kaynağı olan Angkor’u derinden hissetmek için, tapınakların arasında kendinizi kaybetmeli, lotus şekilli kulelerin arasında günü batırmalı ve insan eliyle yaratılmış bu mucizenin hazzına varmalısınız.

“Görülmeden Ölünmez”

Dört asır boyunca terk edilmiş ve orman tarafından sarılıp sarmalanmış olarak kalan bu kadim tapınakları, Fransız doğa bilimci Henri Mouhot 1858’de dünyaya duyurmuş. Tapınakların varlığı yerel halk ve zaman zaman bu bölgeye yolu düşen az sayıda Batılı tarafından bilinse de, dünya, Angkor’un varlığını Mouhot’un ‘Voyage dans les royaumes de Siam, de Cambodge, de Laos’ (Siyam, Kamboçya, Laos Krallıklarına Seyahat) isimli kitabının yayınlanmasıyla duymuş. Kitabında, tapınaklardan “Görülmeden ölünmez” diye söz eden bilim adamı, bu keşfinden bir sene sonra vefat etmiş…

Angkor Tapınakları

Angkor Wat Tapınakları

630 yıl hüküm süren Khmer İmparatorluğu döneminde inşa edilen tapınaklar arasında en çok bilineni, Siem Reap şehrinin 5,5 kilometre kuzeyinde, ormanlar arasına gizlenmiş Angkor Wat’tır. Bu tapınak, dünyanın en büyüklerinden biri olma unvanını korurken, bugüne kadar gerçekleştirilen en çarpıcı mühendislik projelerinden biri olma özelliği de taşıyor.

Yurdışı gezi rehberi

Yazı: Xavier Allard

2017-07-19T09:50:36+00:00 Yorum yok

Siz de fikrinizi belirtin