Dalaman’dan Göcek’e: Yeryüzü Cennetine Doğru

Ana Sayfa » Dalaman’dan Göcek’e: Yeryüzü Cennetine Doğru

Akdeniz ile Ege’nin buluştuğu bir habitatın başkentidir Dalaman. Doğal, tarihsel, turistik açıdan öylesine zengin bir çerçevenin ortasında yer alır ki daha uçak piste inmeden sarmalar sizi. Sadece 20 dakika sonra Göcek’e ulaştığınızda bir yeryüzü cennetinin kapısında buluverirsiniz kendinizi.

Dalaman, Göcek

Dalaman’dan Göcek’e: Yeryüzü Cenneti̇ne Doğru

Henüz aprondan ayrılmadan, hatta daha uçağımızın tekerlekleri piste değmeden başka bir atmosferin hüküm sürdüğü bir coğrafyaya geldiğimizi hissediyoruz. Onlarca yıldır gelip gittiğimiz için bu hislerimiz anılardan besleniyor elbette ama burada güneşin kendine has bir güzellikle doğup battığını, gündelik hayatın Akdenizli bir habitatın eşliğiyle süregittiğini algılamak için bu anılardan beslenmeye de ihtiyaç yok aslında. Merkeze ulaşana dek izlediğiniz yolu sağlı sollu bezemiş sarı tabelalardan, varışın bile ayrı bir tat vereceği dünyaca ünlü kültürel, tarihsel, doğal özelliklere sahip köylerden anlıyorsunuz ki: Burası bir başkent!

Öte yandan bu habitat binlerce yıllık tarihi içinde Lukkalardan Perslere, Helenlerden Romalılara, Araplardan Osmanlılara, daha onlarca köklü uygarlığa ev sahipliği yapmış ama Dalaman hiç idari bir başkent olmamış. Likyalılar 1600 yıl buralarda yaşadı. Kapıdağ semti, Likya Kaya Mezarları, Hippokome (At Şehri) ve Oktapolis (Sekiz Şehir) kalıntıları, Delikli Kavak semtindeki antik kent sur kalıntıları, Ardıçlı Tepe’deki Selçuklu surları, Hisar semtindeki eski Bizans dönemine ait şaraphane… Şerefler (Kalynda) Köyü’ndeki Karya dönemine ait kaya mezarları ve surlar, Gürköy’de Manastır Tepesi, Demirci Çarşısı, Gökdağ Kaya Mezarları, Kavaklı Dede Türbesi, Ak Türbe, Ak Köprü, Cleopatra Hamamı… Nüfusu ve ekonomik gücü değil de tarihsel zenginliği temel alınsaydı Dalaman bir başkent olurdu demekte haksız mıyız?

Göcek: Cennetin Kapısı

2006 yılında açılan Göcek Tüneli’nden geçtikten sadece 10 dakika sonra Göcek’e ulaşıyoruz. Dalaman’a değil Fethiye’ye bağlı Göcek ve her iki ilçenin de orta noktasında, bir yeryüzü cennetinin girişinde duruyor. 2015 TÜİK verilerine göre 4.535 nüfusu barındıran bu harika belde, yazın hücuma uğrayan kıyı yerleşimlerimizden biri değil; yaz nüfusu yedi, sekiz bine kadar çıkıyor sadece. Bu açıdan enteresan bir denge oluşmuş Göcek’te. Denizi seven herkese yer var ve “herkes” kavramı dünyanın dört bir yanından gelen yatçıları da kapsıyor. Turgut Özal Caddesi ile başlayıp devamındaki Çarşı Yolu Caddesi ve alt paraleli sahil yürüyüş yoluyla Göcek’i yatay olarak kat edip tamamlamak mümkün. Zaten turist öbeklerine sabahın erken ve akşamın geç saatlerinde genel olarak buralarda rastlanıyor. Çünkü yerli yabancı bütün turistler saat 10 civarında hayatlarının en güzel düşünü yaşamak için denize açılıyor. Kimileri marinalarda bağlı tekneleriyle başlıyor bu doyumsuz seyre, kimileri Belediye Marina’dan günübirlik teknelerle; dileyen küçük bir grup oluşturup özel tekne kiralıyor, dileyen haftalık tura çıkıyor. Her halükarda yolculuk, yeryüzü cennetinden kam almaya!

İster Teknede İster Otelde

Göcek Koyu’nu batısından doğusuna giderek sayıyoruz yatçılık merkezlerini, diğer deyişle marinaları: Marinturk Göcek Exclusive, Clup Marina, Marinturk Gocek Village Port, Skopea, Belediye Marina, Port Göcek! Bir zamanların madenci köyü bugün dünya yatçılarının en üst düzey kalite, konfor ve hizmeti bulabildiği, koylarıyla ömre ömür katan bir merkez haline gelmiş durumda. O yüzden kışın da dolu marinalar, çünkü çoğu yabancı yatçı, teknesini bu marinalardan birine bırakıp gidiyor, yazın koşa koşa dönmek üzere.

Göcek’te konaklamak için her tür seçenek mevcut. Yıldız kavramını aşmış ‘resort’lardan butik otellere, tertemiz pansiyonlardan apartlara kadar seçenek bol. Tabii kiraladığınız bir gulet veya yatta uyumayı tercih etmiyorsanız… Sahil boyunda her tür yeme içme mekanı bulunuyor. Balık bir numaralı spesiyal; yine de Ege ve Akdeniz’e has otlarla hazırlanmış mezeleri es geçmemekte yarar var. Ahtapot ve kalamarı herkes yapamaz ama Göcek’te en az üç restoranda en iyilerini bulabilirsiniz. Gece hayatına meraklı olanlar için beldenin çok da uygun olmadığını belirtelim.

Göcek için turistlerin dile getirdiği iki nokta vardır: Dünyanın en pahalı tünelinden geçilerek ulaşılan Türkiye’nin en pahalı köyü! Seçtiğiniz turistik etkinliğe göre “evet, pahalı, hatta çok pahalı” bir tatil söz konusu olabilir. Öte yandan Türkiye’nin her tatil beldesinde olduğu gibi burada da ekonomik bir tatil yapabilirsiniz. Örneğin meyve sebze alışverişiniz için pazar günleri kurulan Göcek Pazarı’na gidebilir ya da Dalaman’dan Göcek’e gelirken tüneli kullanmak yerine, eski dağ yolunu tercih edebilirsiniz.

Bir Cennettir Bu Körfez

Bundan 20 yıl önce Göcek Koyu’ndan çıkıp da Göcek Körfezi boyunca sıralanan koylara tek tek uğradığımızda bir iki tekne görürsek şaşırırdık. Bugünse o koyların herhangi birinde yer bulduğumuzda şaşırıyoruz! Koylarıyla: Çiftlik, Eğri Çam, Osmanağa Çeşmesi, Günlüklü, Taşyaka, Aşılık, Sarsala, Manastır, Kapı, Hamam, Kuyrucak, Kurşunlu, Yavansu, Merdivenli, Göbün, Uzun Ali, Hacıdede Deresi, Yaz Limanı, İncirli, Büyük Koy… Bükleriyle: Boynuzbükü, Atbükü (Kargılık), Killebükü, Sıralıbük… Adalarıyla: Domuz Adası, Tersane Adası, Yassıca Adaları, Büyük Yassıca Adası, Göcek Adası…

Koylar, bükler, adalar arasındaki ömre bedel keşifler, çoktandır kaşiflerle dolu ama hala bir cennet Göcek… Tekneniz demir atıp da kendinizi denizin şefkatli kollarında salınmaya bıraktığınızda, dinginliği iliklerinizde hissederek manzaraya daldığınızda, her lokmanız aldığınız zevki katmerlerken, güneş bedeninizi ısıtıp rüzgar serinletirken, “yeryüzü cenneti” deyimi bir söz oyunu mudur yoksa gerçeğin ta kendisi mi, anlayacaksınız.

Yazı: Yılmaz Öztürk. Fotoğraflar: Kadir Kır

2017-04-19T09:54:32+00:00 2 Comments

2 Yorum

  1. Raftingo Advanture 14:19 de 15/06/2017- Yanıtla

    tebrikler güzel öneriler ve resimler harika…

    • yaybo 14:53 de 15/06/2017- Yanıtla

      Çok teşekkür ederim, beğendiğinize sevindim.

Siz de fikrinizi belirtin