Kayseri’nin İki Yanı: Gesi Bağları ve Kapuzbaşı Şelaleleri

Ana Sayfa » Kayseri’nin İki Yanı: Gesi Bağları ve Kapuzbaşı Şelaleleri

Kayseri’ye hoş geldiniz… Bu sayfalarda sizi Kayseri’nin iki ayrı bölgesine götüreceğim. İlk ziyaretimiz, türkülere konu olan Gesi’ye doğru. Daha sonra dünyanın sayılı şelalelerinden birinin bulunduğu Kapuzbaşı’na doğru yol alacağız. Şimdi bu güzelim yerleri birlikte gezelim.

Kayseri

Kayseri’nin İki Yanı: Gesi Bağları ve Kapuzbaşı Şelaleleri




Orta Anadolu’nun merkezinde ve tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Kayseri, tarih boyunca doğu ve batı vilayetlerini birbirine bağlamış. Eski ismi ‘Kasseria’ olarak bilinen şehirdeki en canlı tarihi izler; Selçuklulardan kalma pek çok esere rastladığımız merkez ile merkeze yakın yerleşimler Tavlusun, Talas ve Gesi’de karşımıza çıkıyor.

‘Gesi Bağlarında Üç Top Gülüm Var’

“Gesi Bağları”, Muzaffer Sarısözen’in derlediği, önce Kayserili sanatçı Ahmet Gazi Ayhan, daha sonra Selda Bağcan, 1980’li yıllarda da Barış Manço’nun sesleriyle hafızalarımıza kazınan anonim bir türkü. Ana metninin 100 dize olduğu bilinen türkünün geçmişinin 1890’lı yıllara uzandığı söyleniyor. Bu hüzünlü türküye konu olan Gesi ise sekiz bin yıllık bir geçmişe sahip. Kayseri merkezine 25 kilometre uzaklıkta bulunan, Melikgazi İlçesi’ne bağlı bu belde, vadi içine yerleşmiş konumu, alabildiğine yeşil örtüsü ve elbette bağlarıyla Kayseri’nin huzur diyarı. İsmini de zamanında bölgede yaşayan bir ağanın kızından almış. Bu eski yerleşimdeki tarihi taş yapılar, mübadele öncesinden kalan kiliseler ve çan kulesi, yamaçlara yayılan mağaralar ve kuşluklar varlıklarını korumaya devam ediyor. Su yataklarında ve serin yerlerde kendiliğinden oluşan, suyunun böbrek hastalıklarına iyi geldiği düşünülen girabolu meyvesi ve adına festival düzenlenen cevizi ise Gesi’nin “doğal” ünlüleri.

Kayseri Cumhuriyet Meydanı

Kayseri Cumhuriyet Meydanı




Kadim Mahalle Kayabağ (Darsiyak)

Gesi’nin zarif ve bakımlı mahallesinin eski adı Darsiyak. Bugünün Kayabağ Mahallesi’nde sizi eski taş evler karşılıyor. Yörenin geleneksel taş işçiliği, bezemelerin zarafetinde ve zenginliğinde kendini gösteriyor. Evler tek ya da iki katlı, üst katları cumbalı, tavanların üstünde toprakla örtülü düz damlar. Mahallede bulunan tek katlı taş mektep ise sizi yine geçmişe götürüyor. Mahallenin içinden geçen derenin iki yanındaki parkta her yıl “Hasan Efengi Pilav Şenliği” düzenleniyor. Gurbetteki Kayabağlılar da yurdun dört bir yanından buraya akın ediyor.

Dere Boyu Kuşluklar

Çevrede taş ocağı çok olunca taş bulması da sorun olmuyor! İnsanoğlu, yüzlerce taşı bir araya getirerek, Kayabağ-Gesi arasına yayılan kuşlukları meydana getirmiş. Kuşlar, özellikle kış aylarında buralara girerek dış etmenlerden korunurken, insanlar da buralardan topladıkları gübreyi tarlalarına serperek topraklarından daha fazla verim alıyor.

Dünyanın İkinci Büyüğü: Kapuzbaşı Şelaleleri

Aladağlar Milli Parkı’nda 18 bin hektarlık bir alan kaplayan Hacer Ormanları içerisinde ve Yahyalı İlçesi’ne 80 km. mesafede, 700 metrelik bir rakımdan akan Kapuzbaşı Şelaleleri, kaynağından çıktığı gibi dökülme özelliği ile dünyanın biricik doğa harikaları arasında yer alıyor. Aladağların zirvelerindeki kar ve buzul suları ile beslenen bu şelaleler, irtifa akışı itibariyle Uganda’daki Victoria Çağlayanı hariç; ABD’de bulunan Niagara’dan (55 m.), Finlandiya’da bulunan Imatra’dan (25 m.), Erzurum’daki Tortum’dan (50 m.), Antalya’daki Düden (25 m.) ve Manavgat’tan (5 m.) daha yüksek.

Kapuzbaşı Şelaleleri

Aslında suyun yolu!

Yahyalı Kapuzbaşı Şelaleleri’ne gitmek için Kayseri merkezden saat 9.30’da yola çıktım ve vardığımda saat 13.30’du. Bu kadar geç varmamdaki sebep, kenardan sızan suların zaman zaman taşları yola sürüklemesi ve yolun taşlarla kaplanıp hasar görmesi, ayrıca güzergahtaki viraj sayısının fazla olmasıydı. Sözün özü, şelalelere ulaşmak, özellikle yolu bilmeyenler için biraz zor olsa da vardığınızda bu yolu yaptığınız için kendinizi şanlı hissediyorsunuz.

Elbette Kayseri bu iki güzelden ibaret değil… İlk elde akla gelen Tavlusun, Develi (Sultansazlığı) ya da İncesu örneğin, Kayseri’nin gündeme gelmemiş güzellikleri arasında yer alıyor ve dikkat çekici özellikleriyle başka yazıların konuları olmayı hak ediyor.

Eski Dostlar

Sokaklarda dolaşırken karşılaştığım, görmüş geçirmiş bir Gesili ‘Eskileri çok arıyorum’ diye giriyor söze. Ana babasından duyduğu eski öyküleri anlatıyor. Uzun yıllar bu topraklarda Ermenilerin, Rumların, Müslümanların bir arada, dostça yaşadıklarını, hatta zaman zaman birbirleriyle aile kurduklarını söyleyip sözü ‘Araya düşmanlıklar girmiş, dostlarımız buralardan göç etmiş, bizim de eski tadımız kalmamış işte.’ diye noktalıyor.

Talas, Tavlusun

Kayseri: Şelaleler Diyarı

Yahyalı ilçe sınırları içinde; Zamantı Irmağı’nın iki yanında, ırmağı aşan doğal bir köprünün baş kısmında, 20 m. yükseklikteki Yeşilköy Şelalesi ile yine Kapuzbaşı yöresinde, beşi büyük, ikisi küçük olmak üzere, yükseklikleri 30 m. ila 70 m. arasında değişen 7 şelale daha bulunuyor. Ayrıca ilçeye 7 km uzaklıkta Derebağ Şelalesi de görenleri büyüleyen bir başka doğa harikası.

Yazı / fotoğraflar: Hayrettin Doğan

2017-04-19T10:56:55+00:00 Yorum yok

Siz de fikrinizi belirtin